Ahududu / Frambuaz (Rubus idaeus)

Ahududu / Frambuaz (Rubus idaeus)

Mesajgönderen Bennur » Pzt Mar 01, 2010 22:47

Bilimsel sınıflandırma
Alem: Plantae (Bitkiler)
Sınıf: Magnoliopsida (İki çenekliler)
Takım: Rosales
Familya: Rosaceae (Gülgiller)
Cins: Rubus
Alt cins: Idaeobatus
Tür: R. idaeus
Binominal adı: Rubus idaeus L.
Resim
Ahududular, ev yada merak bahçeleri için harika bir üzümsü meyvedir. Ahududular kuvvetli büyür, nadiren ilkbahar donlarından etkilenir ve yüksek kalitede meyve verirler. Ahududu meyveleri reçellerde, jellerde, tatlılarda kullanılabildiği gibi taze olarak da tüketilmektedir. Taze ahududuların market fiyatları pahalıdır. Bununla birlikte pazarda bulunabilirlikleri düşüktür. Bu özellikler ahududu yetiştiriciliğinin önemini arttırmaktadır. Ahududular, meyve olgunlaşma zamanı ve meyve verme sıklığına göre olmak üzere iki guruba ayrılır. Yazlık çeşitler yıl boyunca sadece yaz ortasında meyve vermektedir; buna karşın sonbahar çeşitleri veya yediveren çeşitler olarak bilinenler yaz ve sonbahar olmak üzere iki dönemde ürün vermektedir. Ancak yaz verimliliği biraz düşük, sonbahar verimliliği ise yüksek düzeyde gerçekleşir. Ahududular bunun haricinde renk ve büyüme özelliklerine göre de sınıflandırılabilir. Yazlık ve kırmızı meyveli çeşitler yazın oldukça yüksek düzeyde üretilirler. Genellikle, dip sürgünleriyle çoğaltılır. Dik büyüme özelliğinden dolayı üç veya dört yıl sonra kalın bir herek kullanılarak yetiştiricilik sürdürülür. Siyah renkli ahududular hastalıklara, özellikle antraknosa karşı, hassas olduğundan dolayı üretimi pek yapılmamaktadır. Genellikle dip sürgünleriyle üretimi yapılamaz bundan dolayı uç veya basit daldırma yöntemleri ile çoğaltılır. Siyah ahududuların sürgünleri çok dik değildir ve telli terbiye sistemine alınarak yetiştiriciliğinin yapılması daha uygun olacaktır. Mor ahududular, kırmızı ve siyah ahududuların çaprazlanması sonucunda elde edilmiş melezlerdir. Mor ahududular yaz aylarında kırmızı meyveli ahududulardan daha geç olgunlaşır. Mor ahududular kuvvetli büyür iri özelliklidir. Gelişme özelliği açısından kırmızı ve siyah ahududuların arasında yer alır ve genellikle telli terbiye sistemi ile yetiştiriciliği yapılır. Çoğaltılmaları sürgün ucunun daldırılması veya basit daldırma ile gerçekleştirilir. Sonbahar çeşitlerinden (bu çeşitlere yediveren çeşitlerde denmektedir) kırmızı meyveli olan çeşitler hem erken yaz döneminde hem de sonbahar döneminde meyve verirler. Sonbahar ürünü en iri meyveleri verir. Bununla birlikte sonbahar ürünü ilk yıl sürgünlerinin (henüz yeni gelişen birinci yıl sürgünleri) üst kısımlarında da meydana gelmektedir. Halbuki yaz ürünleri yalnızca iki yıllık sürgünlerin alt kısımlarından elde edilebilmektedir. Sonbahar ahududu çeşitleri, genellikle, sadece sonbahar ürünü dikkate alınarak değerlendirilmektedir. Bu çeşitler dip sürgünleri ile çoğaltılırlar ve bir herek yardımı ile yetiştirilir. Sarı meyveli ahududular genellikle pek beğenilmemektedir. Fakat araştırmalar ve yeni çeşitlerin ıslahı amacıyla kullanılmaktadır. Yetiştiricilik yapılması amaçlanıyorsa çeşit seçiminin mutlaka iyi yapılması gerekir. O bölgede veya benzeri çevresel koşullara sahip bölgelerde yapılan adaptasyon çalışmaları dikkatle incelenmelidir.
Resim
ÇEŞİTLER
Yaz Kırmızısı Çeşitleri
Killarney:
Resim
Sert soğuklara karşı oldukça dayanıklı, dikkat çekici parlak kırmızı bir renge sahip, meyve büyüklüğü orta derecede olan ve çok hoş ahududu kokusuna sahip bir çeşittir. Killarney erkenci bir çeşit olup pasta-kek yapımında çok tercih edilmektedir.
Latham:
Resim
Verimli, kış soğuklarına dayanımı orta düzeyde ve hafif dikenli bir çeşittir. Mantar ve virüs kaynaklı hastalıklara dayanıklıdır. Meyveleri orta irilikte, yuvarlak, sert ve parlak kırmızı renge sahiptir. Meyvelerini mevsim ortasında olgunlaştırır ve uzun bir dönem süresince hasadı devam eder.
Titan:
image030.jpg
Erken olgunlaşan, iri meyveli, orta düzeyde lezzete sahip ve yaprak bitlerine karşı çok dayanıklı bir çeşittir. Telli terbiye sistemi ile yetiştirilmesi daha uygun olur. Bitkiler kök kanserine ve kök çürüklüğüne karşı hassas olması nedeniyle ve kumlu topraklarda veya yükseltilmiş yastıklar üzerinde yetiştirilmesi uygun olur.
Siyah Çeşitler
Cumberland:
Resim
Siyah ahududular içersinde en lezzetli çeşitler arasındadır. Sürgünleri kuvvetli büyür ve oldukça verimlidir. Çok iyi lezzete sahip orta irilikte meyveler veren ve yaz ortasında olgunlaşan bir çeşittir.
Bristol:
Resim
Cumberland çeşidine göre meyve verimi, lezzeti, iriliği, kokusu ve parlaklığı daha iyi düzeydedir. Antraknoz hastalığına karşı hassas fakat küllemeye karşı dayanıklıdır.
Jewel:
Resim
Meyveleri büyük, parlak görünümlü, sert etli, yüksek kaliteli ve çok iyi lezzete sahip bir çeşittir. Kuvvetli gelişen bitkisel özelliğe sahiptir. Dik büyüyen, düzenli ürün veren ve antraknoz hastalığına karşı orta düzeyde dayanım gösteren bir çeşittir.
Mac Black: Geç dönem olgunlaşan kıymetli bir çeşit olduğu tespit edilmiştir. Jewel’den sonra meyveleri olgunlaşır. Meyvesi iri, lezzeti oldukça güzel ve telli terbiye sistemi ile yetiştirilmesi gereken bir çeşittir.
Mor Çeşitler
Brandywine:
Resim
Meyveleri kırmızımsı-mor renkte, iri, yuvarlak-konik şekilli, sıkı etli, meyve tadı hafif mayhoş ve yüksek kaliteli bir çeşittir. Reçel, marmelat ve pasta imalatında çok tercih edilen bir çeşittir. Sürgünleri kuvvetli, oldukça dik ve güçlü bir bitkisel özellik gösterirler.
Royalty:
Resim
Büyük meyveleri kırmızı ahududu meyveleri kadar tatlıdır. Meyvelerin tam kırmızıdan mor renge kadarki uzun bir dönem boyunca toplanabilir. İri bitkiler olup bazı böceklere ve mosaic virüsünü taşıyan ahududu afidlerine karşı oldukça dayanıklıdır. Genellikle Brandywine çeşidinden çok daha uzun yaşar ve daha fazla meyve verir.
Sonbaharda Olgunlaşan Kırmızı Ahududu Çeşitleri
Heritage:
Resim
Meyveleri parlak kırmızı renkte, büyük, meyve eti sıkı ve yüksek kalitededir. Sofralık için uygun olduğu kadar dondurularak tüketim için de çok uygun bir meyve özelliğine sahiptir. Sürgünleri kuvvetli büyür, dik gelişir ve çok sayıda dip sürgünü verir.
Caroline:
Resim
Kuvvetli gelişen bu çeşit Heritage çeşidinden daha erken olgunlaşır ve kök çürüklüğüne karşı daha dayanıklıdır. Meyveleri Heritage çeşidinden daha iridir. Çok nefis ahududu kokusuna sahip meyvelere sahiptir. Caroline çok verimli ve hastalılara karşı dayanıklıdır.
Autumn Bliss:
Resim
Meyveleri iri, meyve zarı parlak koyu kırmızı renkte olup orta düzeyle lezzete sahiptir. İşleme sanayi için güzel bir meyvedir. Meyveleri Heritage çeşidinden daha önce olgunlaşır ve daha yüksek bir kaliteye sahiptir. Bitkileri kök sürgünü ile az üretilebilmekte olup gelişme kuvveti Heritage çeşidinden daha zayıftır fakat sıcaklığa karşı dayanıklıdır. Mosaic virüsüne karşı dayanıklı bir çeşittir.
Sonbaharda Olgunlaşan Sarı Ahududu Çeşitleri
Anne:
image001.jpg
Meyveleri iri olan bu çeşit Heritage çeşidi ile aynı zamanda olgunlaşmaktadır. Meyveleri soluk sarı renkte ve çok tatlıdır. Anne çeşidi sonbaharda hasat edilebilen bir çeşittir fakat yazlık olarak ta değerlendirilebilir bir çeşittir.
Fallgold: -30 Co ye kadar düşük sıcaklıklara dayanır. Çok kuvvetli gelişen sürgünlere sahiptir ve farklı toprak koşullarında gelişebilme yeteneğine sahiptir. Meyveleri altın sarısı renkte, konik biçimli ve çok tatlıdır.
Resim
YETİŞTİRME TEKNİĞİ
Fidan üretimi
Diğer meyve türlerinde olduğu gibi ahududuları aşılama tekniği uygulanmamaktadır. Ahududu gövde çelikleri çok farklı uygulamalara rağmen köklenmemektedir. Çelikle çoğaltma ile de ahududu fidanı üretilememektedir. Ayrıca ahududu tohumları ile üretim, hem tohumlar zor çimlenmekte, hem de tohumlardan çıkan bitkiler ana bitkiye benzememektedir.
Ahududu fidanı üretimi;
1 - Kök sürgünleriyle,
2 - Kök çelikleriyle ve
3 - Doku kültürü yöntemi ile fidan üretimi ile yapılır.
Kök sürgünleri ile fidan üretimi
Ahududu bitkisinin kök boğazı ve kökte bulunan gözlerden her yıl yeni sürgünler çıkmaktadır. İlkbaharda topraktan çıkan sürgünler gelişme mevsimi boyunca büyürler. Geç sonbaharda yapraklarını döktükten sonra erken ilkbahara kadar bunlar köklü olarak sökülür ve fidan olarak kullanılırlar. Kışları sert geçen bölgelerde ilkbaharda söküm daha uygundur.
Kök sürgünleri ile fidan üretiminde sağlıklı ana bitkiler ile, gerekir ise sterilize edilmiş alanlarda damızlıklar kurulur. Bu damızlıklarda bakım en iyi şekilde yapılır. Meyve dalcıkları henüz çiçekte iken kesilir ve her 4-5 yılda bir, fidanlık yeri değiştirilmelidir.
Kök çelikleri ile fidan üretimi
Ahududu bitkilerinin gövde çelikleri ile üretimi mümkün olmamakla beraber kök çelikleri ile fidan üretimi sağlanabilmektedir. Kök çelikleri sonbaharda yaprak dökümünden, ilkbaharda gözlerin sürmesine kadar geçen dinlenme döneminde alınırlar. 2 mm’den 10 mm’ye kadar değişen kalınlıklarda kök parçalarından yararlanılır.
Çelikler 5-10 cm boyunda hazırlanırlar. Kök parçalarının alınıp çelik yapılmaları ve dikilmelerine kadar, çok nemli ortamlarda tutulmaları ve kurumalarının önlenmesi gerekir.
Kök çelikleri arazide 60-80 cm aralıklarla ve 3-5cm derinlikte açılan çizilere yan yana ve yatay olarak dizilir üstleri toprak ile kapatılır.
Çeliklerin dikildiği yer hafif bünyeli, organik ve ticari gübrelerle zenginleştirilmiş olmalıdır. Bu çelikler üzerindeki gözler ilkbaharda sürer ve yaz boyunca gelişerek sonbaharın sonlarında dikime hazır fidan haline gelirler.
Doku kültürü yöntemi ile fidan üretimi
Ahududu fidan üretiminde, en modern, en sağlıklı ve en hızlı yöntem, doku kültürü tekniğidir. Kontrollü şartlarda sağlıklı olarak büyütülen ana bitkilerin büyüme noktalarından 0.1-0.3 mm kadar küçük parçalar alınarak sterilize edilmiş tüplerde özel besin ortamlarına konulurlar.
Sıcaklık, nem ve ışık yönünden en iyi şartların sağlandığı büyüme odaları veya dolaplarında bu parçacıklar içinde bulundukları özel ortamda çoğalır ve küçük bitkicikler oluşur. Bunlar belirli bir süre sonra alınarak küçük saksılara daha sonrada büyük saksılara alınıp dış şartlara alıştırılarak büyütülürler.
TOPRAK HAZIRLIĞI
Bahçe kurulacak yerin iklim özellikleri, ahududu bitkilerinin yetiştiriciliğine uygun olmalıdır. Toprak analizi yaptırılarak gerektiğinde toprak bünyesi uygun hale getirilir. Bahçenin ilkbahar ve özellikle yaz aylarında sürekli sulanacağı düşünülerek, su kaynaklarına yakınlığı, sulama suyu temini durumuna göre sulama yöntem ve tesisine karar verilir.
Bahçe toprağının hazırlığına yaz aylarından başlanır. Derin bir sürüm, gerekirse krizma yapılır. Toprak analizi yaptırılarak verilecek gübre miktarları belirlenir. Genel olarak topraklar organik maddece fakir olduklarından 3-5 ton çiftlik gübresi verilerek ikinci bir sürüm yapılır. Gübrelemeden sonra, toprak işlenerek gübrenin toprağa karışması sağlanmalıdır.
Toprak işlendikten sonra gerekiyorsa toprak fümigasyonu yapılmalıdır.
BAHÇE TESİSİSİ
Ahududu yetiştiriciliği için yer seçiminde hastalık ve zararlıların potansiyel risk taşıdığı yerlerden uzak durulmalıdır. Yabani ahududuların mevcudiyeti ve ticari yetiştiricilik yapılmış veya yapılan alanlardan uzak durulmalıdır. Verticillium solgunluğu potansiyeli taşıyan domates, biber veya patlıcan yetiştiriciliği yapılmış bölgelerden uzak durulmalıdır. İlkbahar donlarının önemli zararlara yol açtığı yerlerde bahçelerin yüksek ve eğimli arazilere veya kuzeye bakan yönlere kurulması daha doğru olur. Taban suyu yüksek ve çok geçiren kumlu araziler hariç diğer toprak tiplerinde ahududular yetiştirilebilir. Ahududular 5.8 ile 6.6 pH sınırları içersinde çok iyi gelişme gösterirler. İlkbahar aylarında toprağın çok ıslak olması nedeniyle sonbahar toprak işlemesi tercih edilmektedir. Toprak işlemesi yapılarak yabani otların temizlenmesi sağlanır. Bu durum ahududu bitkisinin gelişimi açısından avantaj sağlar ve yabani otların gelişerek zarar vermesi engellenir. Ahududular dinlenme halindeyken dikilmelidir. En iyi dikim zamanı erken ilkbaharda, toprakta çalışabilme olanağının oluştuğu zamandır. Bu dönemde bitkiler hemen dikilmelidir. Kök çelikleri veya dip sürgünleri ile dikim yapılabilir. Kırmızı ahududu fidanları fidan olarak söküldükleri derinlikten 5-7.5 cm daha derine dikilmelidir. Diğer ahududu fidanları ise fidan derinliğinden 2.5 cm kadar daha derine dikilmelidir. Fidanlık söküm derinliği gövdenin alt bölgesinde kökün ise üst bölgesinde koyu gri bir çizgi olarak kendini gösterir. Kökler dikim çukuruna iyice yerleştirilmeli ve daha sonra toprakla üstleri örtülüp sıkıştırılmalıdır. Dikim gerçekleştikten sonra bitkinin etrafına toprak konularak sıkıştırılır ve can suyu verilir. Dikim yapıldıktan sonra kırmızı ahududu dalları yaklaşık 25-30 cm üstten kesilir. Siyah ve mor ahududu üzerindeki orijinal gövde olan sürgünler toprak seviyesine kadar kesilmeli ve kesilen sürgünler hastalıkları kontrol etmek için dikim alanından uzaklaştırılmalıdır.
Fidanların dikiminde sıra arası ve sıra üzeri mesafesi ahududunun tipine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Kırmızı ahududular sıra üzeri 60 cm mesafede dikilir. Sıra arası mesafe 2-2,5 m dir. Siyah ve mor ahududular genellikle kırmızı ahududulardan daha fazla yer ihtiyacı duymakta ve sıra üzeri mesafesi 90 cm, sıra arası mesafesi 2,5-3 m dir. Şayet yükseltilmiş yastıklara dikim yapılırsa bu mesafe 2 m olabilir. Dik gelişen böğürtlenler siyah ve mor ahududularla aynı mesafede dikilebilir. Şayet toprak önceden gübrelenmemişse dikimden yaklaşık iki-üç hafta sonra her bitkinin çevresine verilmelidir. Her bitkiye yaklaşık olarak 30 gram (yaklaşık bir yemek kaşığı) 12-12-12 veya benzer özellik gösteren kompoze gübreler uygulanır. İkinci ve bunu izleyen yıllarda; her 1 dekarlık alan için15 kg gübrenin ¾ oranında uyanma başlangıcı döneminden önce bitkilere verilmelidir. Yükseltilmiş yastıklar üzerinde yetiştirilen bitkilere ise her bitkiye bir bardağın çeyreği kadar miktar gübre verilmelidir. Ahududular ilk yazın başlangıç döneminde genç kökler gelişirken çapalanmalı veya arazi işlenmelidir. Dikimden sonraki ilkyazın sonlarına göre, istenirse, malçlama yapılabilir. Malçlama yabancı ot kontrolüne yardımcı olur, toprak nemini korur, yazın toprak sıcaklığını düşürür, toprağı örterek kışın soğuk zararını önler ve saçaklı bir kök sistemin gelişmesini sağlar. Ahududular her hafta 25-40 mm suya ihtiyaç duyar. Sonbahar çeşitlerin yaz süresince yeterli nem almaları birinci yıl sürgünlerinin ve meyvelerin daha iyi gelişmelerine imkan verir. Kış döneminde toprak neminin düşük olması büyük zararlara yol açabilir, hatta bitki ölümlerine bile yol açabilir. Bu yüzden sonbahar döneminin sonunda toprak donuncaya veya yağış alıncaya kadar düzenli sulama yapılmalıdır. Sulamada toprağın 25 cm derinliğe kadar nemli olması gerektiği unutulmamalıdır. Ahududularda yağmurlama ve damlama sulama yöntemi ile sulama yapmak daha doğru olur. Damlama sulama sistemi ile su kök sistemine düzenli ve doğrudan uygulanır. Damlama sulama bunlara ilave olarak; yaprakların kuru kalmasını sağlayarak daha az hastalık probleminin oluşmasını sağlar ayrıca sıra araları sulanmadığından yabancı ot problemi azalır.
Image3.jpg
Image4.jpg

BUDAMA VE TERBİYE SİSTEMLERİ
Ahududu sürgünleri iki yıllıktır. Kök gövdesi ise çok yıllıktır. Yeni sürgünler (birinci yıl sürgünleri, vejetatif sürgünler) her yıl kök gövdesi üzerindeki tomurcuklardan gelişir. Yazın sonlarına doğru birinci yıl sürgünleri üzerinde meyve gözleri yer alan yanal sürgünler meydan gelir. Birinci yıl sürgünleri ikinci gelişme sezonunda (sonraki yıl) meyve sürgünü (ikinci yıl sürgünü, generatif sürgün) olarak isimlendirilir. İkinci sezonun başlarında meyve oluşumunu sağlayan sürgünler meyve sürgünleri üzerinde gelişmeye başlarlar.Meyve oluşumundan sonra yaşlanan sürgünler (meyve sürgünleri) ölür ve bunlar meyve hasadının tamamlanmasıyla birlikte kesilerek araziden uzaklaştırılır. Kök gövdesinden birinci yıl sürgünlerinin çıkışı ve gelişimi tekrar başlar.
Kırmızı ve sarı ahududular (Yazın meyve verenler)
Gelişme sezonu süresince yapılması gereken budama: Büyüme mevsiminde ahududularda hiçbir kesme işlemi uygulanmamalıdır. Şayet sürgünler çok uzamışsa bunları kesmek yerine telli terbiye sistemine almak daha iyi olur. Meyve hasadından sonra meyve sürgünleri uzaklaştırılmalıdır. Bu genellikle, hava ve yetiştirme koşullarına bağlı olarak, haziranın sonunda temmuz ayının başında yapılır. Meyve sürgünlerinin uzaklaştırılması önemli hastalıkların azalmasına ve yeni gelişen sürgünler için sıra üzerinde daha iyi bir ışıklanma ve havalanmanın sağlanmasına neden olur.
Dinlenme dönemi yapılması gereken budama: Tomurcuklar patlamadan hemen önce ve don riskinin geçtiği kışın sonunda ve ilkbahar başlarında budama yapılmalıdır. Kışın zarar gören sürgünlerin ölü bölgeleri mutlaka kesilmelidir. Bu genellikle 1 cm kadar uzunluktaki sürgün ucu bölgesidir. Bununla birlikte sert kışlardan sonra ölen bölge nedeniyle kesilmesi gereken uzunluk yaklaşık 2 cm kadar olabilir. Şayet çit şeklinde bir yetiştiricilik yapılıyorsa sıraların genişliği 50 cm veya biraz daha az tutulmalıdır. Sıra alanlarının dışındaki bütün bitkiler kesilmeli ve uzaklaştırılmalıdır. Çapı 1 cm civarındaki küçük zayıf sürgünler kesilerek uzaklaştırılır. Yazın meyve veren kırmızı ahududular yılda iki kez budanır. Birincisi ilkbaharda, ikincisi ise hasattan hemen sonra yapılır. İlkbahar budaması mart sonu veya ilkbahar başında zayıf gelişen sürgünlerin tamamının temizlenmesi şeklinde yapılır. İkinci budama ise meyvelerin hasadından hemen sonra kuruyan meyve sürgünlerin temizlenip uzaklaştırılması şeklinde yapılır. Yine hasadan sonra yeni gelişen sürgünler ve dip sürgünlerinin sayısı azaltılmalıdır. Bu işlem esnasında zayıf gelişen sürgünlerin temizlenmesine öncelik verilir. Her 30 cm lik çit için 1.5 cm veya daha büyük çapa sahip kuvvetli gelişen 4 veya 5 sürgünün bırakılması yeterlidir. Şayet yeteri kadar kuvvetli gelişen sürgün yoksa her 30 cm lik çit için en iyi gelişme gösteren iki sürgünün bırakılması doğru olur.
Sonbaharda meyve veren kırmızı ahududular
Bu ahududu çeşitleri, biri Temmuz ayının ilk dönemleri diğeri ise Ağustos sonu veya Eylül ayında olmak üzere, yılda iki defa ürün verir. Bununla birlikte yılda tek ürün alınmasının daha iyi olduğu gözlenmiştir. Bunun için daha az miktarda ve daha düşük kalitedeki yaz ürünü alınmayarak sonbahar ürününün daha kaliteli ve daha yüksek düzeyde olması sağlanır. Bu yöntemin hastalık zararını da azalttığı belirlenmiştir. Sonbahar ürünü veren kırmızı ahududuların ilk yıl budamaları yapılmaz. İlk yıl bitkinin kendi halinde gelişerek doğal formuna ve kuvvetine erişmesine izin verilir. İlk yıldan sonra budamalar her yıl peşi sıra yapılmalıdır. İlkbahar budamaları toprak henüz soğukken ve gelişmenin henüz başlamadığı dönemde ( genelde mart ortası veya sonudur) yapılmalıdır. Elle, dönerli biçme makinesi veya diğer mekanik aletlerle toprak üzerindeki bütün gelişen sürgünler kaldırılır. Bu kesme işlemi esnasında 2.5-5 cm uzunluğundaki bitkiler biçimden sonra genellikle toprak yüzeyinde kalır. Ağustos veya eylül başlarında meyveler o mevsimin sürgünleri üzerinde oluşacaktır.
Siyah ve Mor ahududular
Dinlenme dönemi yapılması gereken budama: Tomurcuklar şişmeden önce soğuk hava koşullarının tehlike arz etmediği kış ortası veya ilkbahar başlarında yapılmalıdır. Siyah ahududular budanırken, yan dalların 30 cm uzunluğunda bırakılması gerektiği unutulmamalıdır. Yan sürgünlerin 250 cm veya daha uzun gelişebileceği, bundan dolayı da iri bir bitki gelişiminin olacağı unutulmamalıdır. Mor ahududular siyah ahududulardan daha uzun gelişirler. Bu yüzden yan dallar yaklaşık 50 cm üzerinden budanmalıdır. Sürgün üzerinde zayıf ve cılız gelişen yan sürgünler temizlenmelidir. Tüm bu budama uygulamaları meyve miktarı ve kalitesi üzerinde çok ciddi artışlara yol açar. Siyah ve mor ahududular fazla miktarda dip sürgünü geliştiremezler, bunun yerine ana bitkinin bulunduğu yerde bir salkım veya küçük bir tepe görünümü veya ocak görünümü oluştururlar. Yaklaşık 1.5 cm kalınlığındaki sürgünler dinlenme döneminde kesilip alınmalıdır. Her ocakta veya tepede 5-7 adet sürgünün olması sağlanmalıdır.
ResimResim
Siyah ve mor ahududularda budamadan önce ve budamadan sonraki görünümler

Resim
Ahududuların budama takvimi

Gelişme sezonu süresince yapılması gereken budama: Siyah ve mor ahududular yaz döneminde birinci yıl sürgünlerinin (o yıl gelişen sürgünler, vejetatif sürgünler) uç alma şeklinde budanması gerekir. Uç alma işlemi, mor ahududu sürgünleri 75-100 cm uzunluğa eriştiğinde, siyah ahududular ise 45-60 cm uzunluğa eriştiğinde, üstten itibaren 10 cm kadar kesme şeklinde yapılmalıdır. Bu işlem kuvvetli yan dal gelişimini teşvik edecektir. Hasattan sonra tüm meyve sürgünleri kesilip araziden uzaklaştırılmalıdır. Böylece hastalık ve zararlı problemleri ciddi düzeyde azalacaktır. HASAT En iyi hasat ölçüleri meyve rengi ve meyvelerin kolaylıkla dallardan ayrılmasıdır. Meyve kolaylıkla daldan ayrılma özelliği kazanmadan önce kendine has rengini alır. Şayet meyveler yeteri kadar renklenmeden toplanırsa kendine has tat ve koku oluşmaz. Meyve kalite yönünden tam olgunlaştığında ve her 2-3 günde bir olmak üzere toplanmalıdır. Meyveler avuç içine alınarak parmakla tutulur ve yavaşça yukarı doğru kaldırmak suretiyle toplanır. Toplamadan sonra meyveler gölgede ve mümkünse soğuk bir depoda tutulmalıdır. Böylece depo ömürleri uzar. Meyveler hasat edildikten sonra derin olmayan kaplar veya kasalar içersine konur. Böylece meyve yığılması olmaz. Aksi takdirde en altta kalan meyveler ezilerek sularını kaybedecek ve biçimleri bozulacaktır. Bu durum aynı zamanda meyve üzerinde hastalık oluşumunu da teşvik eder. Hasattan hemen sonra meyveler soğuk bir yere alınır. Meyvelerin hasadan sonra soğuk depoya alınmaları bir saat içinde yapılmalıdır. Böylece meyvelerin nem kaybı en aza indirilir, mantari hastalıkların gelişmesi ve meyve bozulma riski azaltılır.
DESTEK SİSTEMLERİ
Telli terbiye sistemi sıraya dikim sistemiyle birlikte uygulanmaktadır. Aşırı rüzgârların mevcut olduğu alanlarda bu sistem sorun çıkartabilir. Bu terbiye sistemi aynı zamanda ürünün daha kolay yetiştirilmesine yardımcı olur ve sürgünlerin yere temasını önleyerek meyvelerin daha temiz ve daha kolay toplanmasını sağlar. Telli terbiye sistemi 45-50 cm uzunluğunda çapraz kollar ile sıra içinde 5-6 m aralıklarla yerleştirilerek inşa edilebilir. Sıranın bütün kenarları boyunca her çapraz koldan tel geçirilerek sıra sonuna kadar uzatılır. Teller kırmızı ahududular için toprak yüzeyinden 90 cm yukarıda olmalıdır. Mor ve siyah ahududular için 100 cm yukarıda olmalıdır. Sürgünlerin tellere arasında serbest bırakılarak düzgün biçimde dağılması sağlanır veya bunun yerine sürgünler tellere tek tek bağlanarak düzgün kalmaları sağlanır.
Kırımızı ahududular çakılı bir herek üzerine 5-7 sürgün bağlayarak da terbiye edilebilirler. Sürgünlerin herek üzerine bağlanması esnasında zarar görmemeleri için uygun bir malzemenin seçilmesi önemlidir. Herek sistemi uygulanması zaman ve masraf açısından sorunludur. Bu yüzden pek tercih edilmez.
ResimResim
Ahududu yetiştiriciliğinde uygulanan temel telli terbiye sistemleri

Resim
Kırmızı ahududu sürgünleri yere çakılı bir herek üzerine tutturularak da terbiye edilebilir
TAKVİM
Dikim zamanı;
Mart’ın ilk haftasına kadar veya Kasım-Aralık
Meyve olgunlaşma ve Hasat zamanı;
20 Haziran - 1 Temmuz
Kuruyan dalların çıkarılması;
Ekim - Kasım
Bahçedeki fazla sürgünlerin çıkarılması, sulama;
İlkbahar ve yaz boyunca
Sürgün uçlarının alınması;
Erken ilkbahar
GÜBRELEME
Gübrelemede, bahçe toprağı analiz yaptırılarak gerekli gübreleme yapılmalıdır. Ancak analiz yapılmaması durumunda yıllık gübre ihtiyaçları;
4 -10 kg saf azot karşılığı azotlu gübre,
5 –7 kg saf fosfor karşılığı fosforlu gübre,
8 -12 kg saf potasyum karşılığı potasyumlu gübre verilir.
Tam verim çağındaki bahçelerde bu miktarlar ilk dikim yıllarında 1/3’ ü, ikinci yılda ½’ si olarak verilmelidir. Azotlu gübreler genelde amonyum sülfat olarak verilir ancak pH= 5.5 ve daha düşük ise amonyum nitrat olarak verilmelidir. Gerekirse kireçleme yapılarak pH 6-7 ye yükseltilir.
Azotlu gübreler ahududu bitkilerine erken ilkbaharda ve meyve gelişimi sırasında olmak üzere iki defada verilir. Azotlu gübreler sulama veya yağış öncesi, bitkilerin kök bölgelerine serpilerek verilmelidir.
Fosforlu ve potasyumlu gübreler gerektiğinde yılda veya iki yılda bir uygulanır. Uygulama sonbahar kış aylarında, fosforlu ve potasyumlu gübreler bitkilerin kök bölgeleri hizalarına toprağa 20-30 cm derinliğe gömülerek uygulanır.
SULAMA
Ahududu meyvesinde iyi verim alabilmek için sulama, önemli faktörlerden birisidir. Sürekli toprak nemi isteğinde olan ahududu bitkileri için sulama önemli bir konudur. Yağışların yetersiz olduğu dönemlerde sulama zorunlu olarak yapılmalıdır. Özellikle hasat zamanında daha fazla sulama gerekir. Ancak ahududu bitkisi kökleri kuraklığa olduğu kadar aşırı suya da duyarlıdır.
Az geçirimli topraklarda fazla su birikimi köklerde hastalıklara ve ölümlere sebep olur. Aşırı sulama susuzluk kadar zararlı olabilir.
Sulama; karık, yağmurlama veya damla sulama şeklinde yapılır. Ancak hasat döneminde yağmurlama sulama yönteminden kaçınılmalıdır.
VERİM
Ahududu yetiştiriciliği tekniğine uygun şekilde yapıldığında, tam verim çağındaki 1 dekar ahududu bahçesinden 1,5-2,0 ton meyve almak mümkündür.
HASAT VE AMBALAJ
Ahududu meyve türleri içerisinde meyvesi en hassas olanlardan biridir. Bu nedenle kısa zamanda bozulabilen ve hızlı tüketilmesi gereken bir meyvedir. Bu nedenle ahududu hasadı, ambalajı ve taşınmasında çok titiz davranmak gerekmektedir.
Toplamada gecikme, meyvenin yumuşaması normal rengini kaybederek daha koyu renk alması ile anlaşılır. Derin dondurma ve gıda sanayi için ahududu tipik rengini aldıktan sonra hasat edilmelidir.
Ahududu meyveleri saplarından kolayca ayrılmaya başladıktan sonra sabah erken saatlerde hasadı yapılmalıdır. Haftada 2-3 defa hasadı yapılmaktadır (Şekil 13). Sıcak ve kuru havalarda daha sık hasat edilebilir. Ahududu hasadı için günün serin saatleri tercih edilmelidir. Genellikle sabah 8-10 arası en uygun saatlerdir. Hasat edilen meyveler en kısa zamanda serin, gölge bir yere taşınmalı, mümkünse hemen soğuk depoya konulmalıdır.
Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Yaygın Çiftçi Eğitimi Projesi
Bu mesaja eklenen dosyaları görüntülemek için gerekli yetkilere sahip değilsiniz.
Kullanıcı avatarı
Bennur
Hobibahçemiz
 
Mesajlar: 3063
Kayıt: Cum Şub 05, 2010 23:29
Konum: İstanbul

Re: Ahududu / Frambuaz (Rubus idaeus)

Mesajgönderen Bennur » Cum May 06, 2011 14:38

Ahududu Yetiştiriciliği
Ahududu bitkileri, Türkiye'nin kuzeyinde, batıdan doğuya uzanan bir kuşak boyunca, genellikle 1000 m. ve daha fazla yüksekliklerde, hava oransal nemi ve toprak nemi fazla olan yerlerde doğal olarak bulunurlar. Bu yörelerde yaşayan halk tarafından çeşitli isimler altında tanınırlar; ağaç çileği, ayı üzümü, more, mudimak, kavuklu çilek, kırmızı böğürtlen v.b. Taze olarak veya reçel, şurup olarak değerlendirilirler.
Ahududu bitkileri Rosaceae familyası, Rosoideae alt familyasının Rubus cinsine aittirler. Rubus cinsine ait çok sayıda tür ve alt türe ayrılırlar. Kültür çeşidini meydana getiren en önemli tür R. idaeus, kırmızı ahudutlarıdır.
Ahududu meyvesi, ılıman bitki türlerinden üzümsü meyveler grubuna girmektedir.
AHUDUDUNUN BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ
Ahududu bitkisinin kökleri, "saçak kök" denilen yapıda, çok sayıda ve sık bir şekilde oluşmuş ince köklerden meydana gelmiştir. Uygun toprak koşullarında 1-1,5m. derinliğe ulaşabilirler. Ancak yüzeye yakın bölgede yoğunlaşmışlardır. Yere paralel olarak, yanlara doğru daha fazla gelişirler. Bu yapılarıyla iyi bir erozyon önleyicisidirler. Ahududu kökleri üzerinde, yeni sürgünler oluşturan adventif gözler bulunur.
Ahududu bitkisinin gövdeleri 2 yıllıktır. İlk yıl köklerde ya da kök boğazında bulunan adventif gözlerden sürerler. Bunlara genç sürgün denir. İkinci yıl bu sürgünler çiçek açar, meyve verir ve sonra kururlar. Bunlara yaşlı sürgün adı verilir. Bazı ahududu çeşitleri genetik yapıları dolayısıyla, yıllık sürgünlerinde, aynı yılın sonbaharında çiçek ve meyve oluştururlar.
Sürgünler birinci yıl dallanmadan, 1-2 m. boylanarak büyürler ve geç sonbaharda yapraklarını dökerek kış dinlenmesine girerler. İlkbaharda sürgünler artık boyuna büyümezler ve üzerindeki gözlerden meyve dalcıkları gelişir. Uzun bir çiçeklenme ve meyve olgunlaşma dönemi görülür.
Kültür çeşidi ahududu bitkilerinde çiçekler erdişi (erselik, hermafrodit) yapıda ve kendine verimlidirler. Bir çiçek üzerinde çok miktarda erkek ve dişi organ vardır ve başta arılar olmak üzere çeşitli böceklerin yardımıyla tozlanma sağlanır.
Ahududu meyvesi, sapın devamı olarak oluşan çiçek tablasını çevreleyen ve ayrı ayrı döllenip tohum bağlayarak yanyana oluşan üzümcüklerden meydana gelmiştir. Üzümcükler yeterli büyüklüğü ve kırmızı rengi alıp etli ve sulu bir yapıya sahip olduklarında meyve olgunlaşmıştır. Bu dönemde üzümcükler toplu halde kolayca çiçek tablasından ayrılırlar. Kendine özgü, çok beğenilen bir tat ve kokuya sahiptir.
AHUDUDU YETİŞTİRİCİLİĞİ İÇİN İKLİM VE TOPRAK ÖZELLİKLERİ
Ahudutları genel olarak soğuk ılıman iklim bölgelerinin bitkileridir. Ancak bazı çeşitleri sıcak ılıman iklim bölgelerine adapte olabilmektedir. Ahududu bitkisinin kış soğuklama ihtiyacı olmaktadır, 7 derecenin altında en az toplam 800 saat geçimelidir.
Kış aylarında şiddetli donlara (-20, -25 dereceye kadar) oldukça dayanıklıdır. Meyve olgunluk dönemi haziran-ağustos aylarında gerçekleşmektedir. Dolayısıyla sonbahar erken donları yanlızca ikinci ürün veren bazı ahududu çeşitlerinde meyvelere zarar verebilmektedir. Ayrıca ilkbaharda geç çiçek açtığından ilkbahar geç donlarından da zarar görmez.
Ahududu yetiştiriciliğinde hava oransal neminin yüksek olması istenir. Kışları çok ılık geçen, yazları çok sıcak ve kurak olan bölgelerde ahududu yetiştirilemez. Yüksek oranda hava nemine karşılık bahçenin iyi havalanması, hava akımının sağlanması da gereklidir. Uzun süreli sis olayları ve şiddetli rüzgarlar bitki gelişimini geriletir.
Ahududu yetiştirciliğinde güneşlenmenin de büyük önemi vardır. Yeterli güneşlenme, daha iyi bir sürgün gelişimi sağlar, sürgünlerin pişkinleşmesine ve kışa daha kuvvetli girmelerine yardımcı olur. İyi bir güneşlenme meyve kalitesini ve verimliliği de arttırır.
Ahududunun çiçek ve meyve dönemlerinde etkili ve sürekli yağışlar ayrıca dolu yağışları zararlıdır.
Ahududu yetiştiriciliği; organik maddelerce zengin, derin, geçirgen, hafif ve orta bünyeli, su tutma kapasitesi yüksek topraklarda başarılı şekilde yapılır. Sürekli toprak nemi sağlanmış olmalıdır.
Ahududu bitkisi, drenajı sağlanmış, ağır bünyeli topraklara da uyum sağlar. Yeterli organik madde ve toprak nemi sağlandığında kumlu ve çakıllı topraklarda da yetişebilir. Toprak reaksiyonu hafif asit veya nötr (pH=6-7) olmalıdır. Bu değerlerin biraz altı veya üstüne de tolerans gösterilebilir. Toprak derinliği en az 1 m. olmalıdır.
Ahududu bitkisinin iklim ve toprak isteklerini daha iyi açıklayabilmek için, Türkiye'de doğal olarak yetişen ahududu bitkilerinin bulundukları yerlere de dikkat etmek gerekmektedir. Buna göre ahududu bitkisi kışları soğuk, yazları serin, hava akımı olan, nemli ve güneşli yerlerde, organik maddece zengin, nemli ve geçirgen topraklarda en iyi şekilde yetişmektedir.
Ahududu yetiştiriciliği Akdeniz Bölgesi sahilleri ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi ovalarının dışında her yerde yapılabilir. İklim ve toprak istekleri yönünden bazı eksiklerin bulunduğu yörelerde gerekli kültürel önlemler alınarak yetiştiricilik yapılır.
AHUDUDU BAHÇESİ TESİSİ
Ahududu bahçesi, kış ayları çok sert geçmeyen bölgelerde geç sonbahar ve kış aylarında tesis edilir. Ancak kış aylarında şiddetli don olayları görülen bölgelerde erken ilkbahar dikimi daha uygundur.
Ahududu bahçe tesisinde sıra arası ve sıra üzeri dikim aralıkları, 1,5-2,5 m. ve 40-60 cm.dir.
Dikilecek ahududu fidanında önce kök tuvaleti yapılır; yaralı kuru ve çok uzun kökler kesilir. 20-30 cm. derinlikte dikim yapılır. Dikimin hemen arkasından fidanlara can suyu verilir.
Gene dikimden hemen sonra yapılacak bir başka işlem de dikim budamasıdır. Dikimi yapılan fidanın tepesi 20-30 cm'den kesilir. Bu durumda ilk meyveler kök bölgesinden çıkacak sürgünlerden ertesi yılın yaz aylarında alınır.
Ahududu fidanları, yeni kurulmuş meyve bahçelerine ara bitkisi olarak dikilebilirler. Bu durumda fidanlar, meyve ağaçları arasına sıra halinde dikilir. Ayrıca ahududu fidanları, diğer meyve bahçelerine çit bitkisi olarak da dikilebilirler. Bu sistemlerde ahududu bitkilerinin gölgede kalmamaları gözetilmelidir.
AHUDUDU BAHÇESİNİN BAKIM İŞLERİ
Dikimin ilk yılından başlayarak ahududu sürgünleri yakınında bulunan yabancı otlar yok edilir. Bunun için el aletleri veya seçici yabancı ot ilaçları kullanılır.
Toprak İşleme
Ahududu bitkisinin sürekli toprak neminin karşılanmasında malçlama, çok yararlı bir uygulamadır. Malçlama, saman, kuru ot gibi organik maddelerin ahududu sürgünlerinin oluşturduğu çit boyunca 0.6-1,0 m. genişlikte serilmesidir. Ek bir iş gücü ihtiyacına karşılık, toprak nemini muhafazası yanında, yabancı ot mücadelesini kolaylaştırmakta, meyve kalitesi ve verimlilikte artış sağlamakta, sulama suyu ihtiyacını azaltmaktadır. Malçlama işlemi, yeni tesis edilen ahududu bahçelerinde ilk 2-3 yıl uygulanmamalıdır. Dikilen fidanların kök boğazı ve köklerinden sürgün çıkışı ve sıra boyunca fidan aralarını doldurması beklenmelidir.
Sulama
Sürekli toprak nemi isteğinde olan ahududu bitkileri için, sulama önemli bir konudur. Yağışların yetersiz olduğu dönemlerde sulama zorunludur. Sulama suyunun kalitesi de çok önemlidir. Özellikle ahududu bitkileri tuzluluğa duyarlı olduklarından bu konu özenle gözetilmelidir. Ahududu bitkisinin kökleri, kuraklığa olduğu kadar aşırı suya da duyarlıdır. Özellikle az geçirimli topraklarda fazla su birikimi köklerde hastalıklara ve ölümlere neden olur. Buna göre sulama zamanının tesbitinde tansiyometre kullanmanın çok büyük yararları vardır.
Ahududu bahçelerinde damlama sulama sisteminin yapılması gerekmektedir. Bu sistemde, bitkinin ihtiyacı kadar su zamanında ve yeteri kadar verilir. Yanlız kök bölgesi ıslatıldığından, sulama suyu tasarrufu yapılır., yabancı ot sorunu en aza indirilir. Gübreleme de bu sistemle yapıldığından sulama ve gübreleme için iş gücü ihtiyacı çok azdır. Bitki gelişimi, verimlilik ve meyve kalitesinde önemli artışlar sağlanır.
Gübreleme
Ahududu bitkileri organik maddelere fazla ihtiyaç duyarlar. Dikim sırasında bahçeye uygulanan yeşil gübreleme veya çiftlik gübresine 2-3 yılda bir ilaveler yapılır. bitkisel materyalle yapılan malçlama işlemi de zamanla bitkilerin organik madde ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olur.
Çiftlik gübresi, ahududu bahçesine yılın her döneminde verilebilir. Ancak en uygun zaman, sonbaharda, bitkilerin yapraklarını döküp kış dinlenmesine girdiği dönemdir.
En kuvvetli çiftlik gübresinin kanatlılara (tavuk, güvercin, v.b.) ait olduğu, koyun gübresinin de sığır gübresine göre daha değerli olduğu bilinmektedir. Çiftlik gübrelerinin ahududu bitkileri için bu çok yönlü yararlılığına ramen, aşırı miktarda verilmeleri, zararlı sonuçlar doğurabilir. Örneğin sürgünlerin sonbaharda büyümeye devam ederek yapraklarını geç dökmeleri, kış dinlenmesine geç girmeleri ve sonbahar erken donlarından zarar görmeleri gibi...
Ahududu bahçalerine azot, fosfor, ve potasyum gibi ticari gübrelerin, gerektiği zaman ve gerektiği miktarlarda verilmeleri gerekir. Genel olarak azotlu gübreler sürgün ve meyve büyümesini arttırır. Fosforlu gübreler çiçek tomurcuğu oluşumunu düzenler, potasyumlu gübreler de sürgünlerin daha sık dokulu, hastalıklara ve kış soğuklarına daha dayanıklı, ayrıca meyvelerin daha kaliteli olmalarını sağlar.
Ticari gübrelerin eksikliği kadar fazlalığı da bitkilere zarar verir. Bu nedenle gübrelemenin yaprak ve toprak analizlerine göre, tavsiye edilen doz ve zamanda verilmeleri gerekir.
Bahçenin gübre ihtiyacının belirlenmesinde toprak yapısı, yörenin iklim durumu, yetiştirilen çeşit, o yılki sürgün gelişimi ve meyve verimi durumu, uygulanan sulama ve budama sistemi, bahçenin yaşı gibi çok çeşitli faktörler de etkili olur.
Azotlu gübreler ahududu bitkilerine erken ilkbaharda ve meyve gelişimi sırasında olmak üzere iki defa verilir. Azotlu gübreler, çiftlik gübresi uygulamasında olduğu gibi bitkilerin kök bölgelerine serpilerek verilir. Damlama sulama sistemi uygulanıyorsa tesbit edilen yıllık azotlu gübre erken ilkbahardan yaz sonuna kadar zaman zaman uygulanır.
Fosforlu ve potasyumlu gübreler gerektiğinde, yılda veya 2 yılda bir uygulanır. Uygulama sonbahar-kış aylarında yapılır. Azotlu gübrelerden farklı olarak, fosforlu ve potasyumlu gübreler bitkilerin kök bölgeleri kenarlarına, toprağa 20-30 cm derinlikte gömülerek uygulanır. Fosforlu ve potasyumlu gübrelerin formları da önemlidir. Fosforlu gübreler genellikle asit formda olup, toprak pH'sı düşük olmadığı durumlarda yararlıdır. Potasyumlu gübrelerin klorlu formu ahududu için zararlıdır, sülfat formu kullanılmalıdır.
Ark usulü sulama yapılıyorsa yaz sonunda sulama arklarına bu gübreler serpilip üzerleri kapatılır. Yağmurlama veya damlama sulama sistemi uygulanıyorsa, sulama suyuyla birlikte birkaç defada verilebilir.
Azot, fosfor ve potasyumun yapraklardan uygulanan sıvı formları da bulunmaktadır. Genel olarak çeşitli mikro elementleri içeren sıvı gübreler, gerek duyulduğunda ve çok acil durumlarda
kullanılır. Bunların etkileri daha çabuk, uygulanmaları daha kolay, ancak fiyatları daha yüksektir.
Budama
Budama, bitkilerde kesme, eğme, ve bağlama işlemlerinin tamamına verilen addır. Doğru uygulama yapılırsa bitkilerin erken meyveye yatmalarını, gelişme, verimlilik ve meyve kalitesinin arttırılmasını, hastalık ve zararlı riskinin azaltılmasını, bu istenilen özelliklerin uzun yıllar devam etmesini sağlar.
Budama işi, ahududu bitkisini iyi tanıyan, gelişme ve ürün verme karakterini takip edebilen, tercihen deneyimli kişilerce yapılır. Budamadan sonraki dönemlerde, yapılan uygulamanın sonuçları gözlemlenerek deneyim kazanılır.
Dikimden önce fidanlara uygulanan kök tuvaleti ve dikimden sonra yapılan tepe kesme işlemlerinden sonra, ahududu bahçelerinde üç farklı amaçlı budama yapılır:
- Şekil budaması
- Ürün budaması
- Gençleştirme budaması
Şekil Budaması
Ahududu yetiştiriciliğinde yaygın olarak çit sistemi terbiyesi uygulanır. Fidanlar sıra üzeri hangi aralıklarla dikilirse dikilsin sonuçta bunların arası, her yıl yenilenen sürgünlerle birkaç yıl içinde dolar ve çit şeklini alır. 30-60 cm enine oluşturulan çit boyunca sürgünler 10-20 cm aralıklarla dizilirler.
Çit sisteminin bütün dünyada yaygın olmasına karşılık, ülkelere ve bölgelere göre çok farklı uygulamaları vardır.
Yaygın olarak sıra başlarına 1.5-2.0 m boyunda kuvvetli direkler dikilir. Bunları güçlendirmek için çeşitli destek sistemleri geliştirilmiştir. Bunların malzemesi ahşap, metal veya beton olabilir. Aralarına, 6-10 m.de bir daha az kuvvetli direkler dikilir. Sıralar boyunca bu direklere tutturulan teller çekilir ve iyice gerdirilir. Farklılıklar bu tellerin çekilmelerinde görülür. En basit sistemde yerden 0,5-0,6 m. ve 1,0-1,2 m. yüksekliklerde iki tel çekilir. Bu teller, her biri 0,5-0,6 m yüksekliklerde birbirini takip eden 3 sıra da olabilir.
Genel olarak sürgünler tek tek ve bütün tellere bağlanırlar. Sürgünleri tellere bağlama işlemi yaz aylarından başlanarak aralıklarla sürdürülmekte ve kış aylarında bitirilmektedir. Bazen de bağlama işleminin tamamı, sonbahar aylarında bir defada yapılmaktadır.
Ürün Budaması
Ürün budaması ile meyve verim ve kalitesi doğrudan etkilenir. Bir yıl sonra meyve verecek genç sürgünlerin seçimi, diğer sürgünlerin kesilmesi meyve sürgünlerinde uç alma ve meyve sürgünlerinin derimden sonra kesilmesi, ürün budamasını teşkil eden uygulamalardır.
Bahçe tesisi sırasında dikilen ahududu fidanlarının kök boğazı ve köklerinden ilkbaharda yeni sürgünler çıkar. Bu genç sürgünler ilk yıl fidan başına 2-5 adet olabilir. Bunlar ilkbahar, yaz ve erken sonbahar aylarında büyüyüp gelişirler, geç sonbaharda yaprak dökümü ve kış dinlenmesine girerler. İkinci yıl bunlar yarı odunsu meyve sürgünleridir ve ilkbaharda bunların kök boğazı ve köklerinden yeniden genç sürgünler çıkar. Bu genç sürgünler gene bütün yıl büyüyüp gelişirken, meyve sürgünleri ilkbaharda çiçek açar ve meyve verirler. Yaz ayları sonlarında bu meyve sürgünleri görevlerini tamamlayarak kururlar.
Ahududu bahçelerinde ilkbahar ve yaz aylarında aynı anda iki farklı sürgün, sonbahar ve kış aylarında ise sadece gelecek yıl meyve verecek sürgünler görülür.
Ahududu bahçelerinde 3.-4. yıllardan sonra ilkbaharda köklerden çıkan sürgünlerin sayısı giderek artar. Bunların bırakılmasıyla geniş bir şerit boyunca çok sayıda ve sık bir şekilde, güneşlenme ve havalanması, beslenmesi yetersiz zayıf genç sürgün kümeleri oluşur. Bunlar o yıl meyve verecek sürgünlerin de güneşlenme, havalanma ve beslenmelerini engeller, hastalık ve zararlı tehlikesini arttırır. Bu nedenle, ahududu bahçelerinde genç sürgünlerin gereğinden fazla çıktığı dönemden başlayarak, bu sürgünlerin her yıl seyreltilmesi işlemi uygulanır. Öncelikle teşkil edilen şeridin dışında olanlar alınır. Daha sonra şerit boyunca 10-20 cm. aralıklarla gelecek yıl meyve verecek genç sürgünler bırakılıp bunlar dışında olanlar alınır. Bu işleme ilkbahar aylarında başlanır ve yaz ayları boyunca devam edilir. Meyveye bırakılacak sürgünler genellikle ilkbaharda köklerden ilk çıkan, kuvvetli, sağlıklı, boğum araları çok uzun olmayan özelliklere sahiptir. Sürgünün boyundan çok kalınlığı daha önemlidir. Ayrıca meyve sürgünlerinden biraz daha uzak olanlara öncelik verilebilir. Fazla sürgünler mümkün olduğu kadar erken alınmalı, meyve için bırakılanlara zarar vermelerine fırsat tanınmamalıdır. Bu sürgünler elle veya küçük el çapalarıyla (çepin) alınırlar
Derim döneminden sonra, yaz ayları sonlarında veya sonbaharda meyve sürgünleri toprak üzerinden kesilerek atılırlar. Böylece gelecek yıl meyve verecek sürgünlerin, büyüme mevsimi sonlarında biraz daha iyi gelişmeleri, kışa kuvvetli girmeleri sağlanır. Bu arada meyve sürgünlerinin telle bağlanma işlemleri de yapılır.
Ahududu bahçelerinde ürün budaması işlemlerinden birisi de meyve sürgünlerinden uç almadır. Erken ilkbaharda yapılan bu işlemin amacı, sürgün üzerinde meydana gelecek meyve dalcıklarının sayısını azaltmak, böylece kalan dalcıklardan daha fazla ve daha iri meyve almaktır. Meyve sürgünlerinin uç kısımlarına gidildikçe meyve dalcıklarının daha zayıf ve bunlar üzerinde oluşan meyvelerin daha küçük olduğu görülür. Bu meyvelerden vazgeçilirse, diğer meyve dalcıklarından daha iri meyveler alınabilmektedir. Bazı faktörler göz önüne alınarak meyve sürgünlerinde uç alma şiddetli (daha aşağıdan) veya hafif (daha yukarıdan) yapılır, gerekmiyorsa hiç yapılmaz. Birkaç yıl aynı bahçede farklı uygulamalar yapılıp sonuçlar incelenerek uç alma işlemine karar verilebilir.
Sonbahar ürünü veren ahududu çeşitlerinde meyveler, o yılın ilkbahar aylarında köklerden çıkan ve normalde gelecek yıl meyve vermeleri gereken sürgünlerde oluşur. Bu meyveler yılın ikinci ürünü fakat sürgünlerin ilk ürünüdür, bu sürgünler gelecek yılın yaz aylarında asıl ürünü vereceklerdir.Sonbahar ürünü veren çeşitlere bazen yanlış olarak "yediveren" adı da verilir.
Sonbahar ürününün arttırılması, genç sürgünlerin yaz aylarında belirli bir süre susuzluk, az gübre gibi koşullarda baskı altında tutulması, boyuna uzamanın durdurulması ile sağlanır. Meyve dalcıkları oluşumu ve çiçeklenmeden sonra normal bakım işlemlerine devam edilir. Kısa gün koşulları da (az güneşli, bulutlu günler) sonbahar ürününü arttıran bir faktördür.
Sonbahar ürününün önemli bir ekonomik değer kazandığı koşullarda, bu ürünü daha da arttırmak için asıl üründen vazgeçilir. Bu durumda yıllık sürgünlerden sonbahar ürünü alındıktan sonra bunlar dipten kesilirler, kış aylarında bahçede hiçbir sürgün görülmez. İlkbaharda köklerden gelen genç sürgünler seyreltme yapılarak büyütülür ve aynı yıl sonbahar ürünü alındıktan sonra gene dipten kesilerek atılırlar.
Sonbahar ürününü olumsuz yönde etkileyen önemli bir faktör, sonbahar erken donlarıdır.
Gençleştirme Budaması
Ahududu bitkileri, çeşide, bahçenin iklim ve toprak özelliklerine, bakım şartlarına bağlı olarak 7.-8. yıllardan itibaren daha az sayıda ve daha zayıf kök sürgünü verebilirler. Bu durumda bahçenin verimliliği ile meyve kalitesi azalır.
Ahududu bahçelerinin normal ekonomik ömrü gene yukardaki faktörlere bağlı olarak 10-15 yıldır. Bahçe daha kısa sürede verimden düşerse gençleştirme budaması yapılarak ömür uzatılabilir. Bunun için kış aylarında sürgünlerin kök bölgeleri açılarak daha önceki yıllar kesilen yaşlı sürgünlerin kök boğazları ve yaşlı kökler kesilip atılır, bol organik ve ticari gübre verilir. Bu işlem o yılın verimini de olumsuz etkileyebilir, ancak aynı yıl kuvvetli genç sürgünler oluşarak daha sonraki yıllarda verimlilik ve kalite artışı sağlanır.
Gençleştirme budaması zor ve pahallı bir işlemdir, zorunlu olmadıkça uygulanmamalıdır. Bahçe yerinin ve çeşitlerin iyi seçimi, bakımlarının iyi yapılmasıyla ahududu bitkileri uzun süre bol ve kaliteli ürün verebilirler.
Hastalık ve Zararlılarla Savaş
Ahududu bitkilerinin çok dünya çapında çok sayıda kontrol edilebilir hastalık ve zararlıları vardır. Ayrıca bitki üzerinde farklı derecelerde etkili olan virüs hastalıkları bulunmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, Türkiye'de yaklaşık 20 yıldır ahududu üretimi yapılmaktadır ve bunların hiçbiri önemli ölçüde görülmemiştir.
Hastalık ve zararlılarda savaşta ilk şart, korunma önlemlerinin alınmasıdır:
- Yurtdışından veya bölge dışından getirilen fidanlar sertifikalı olmalı, sağlık kontrolleri yapılmalıdır.
-Bölgede yaygın bir hastalık veya zararlı varsa buna dayanıklı çeşitler seçmeye çalışılmalıdır.
- Ahududu bitkilerinin toprak işleme, sulama, budama, gübreleme gibi bakım işlemleri zamanında ve tekniğine uygun olarak yapılmalı, bitkilerin kuvvetli gelişmeleri sağlanmalıdır.
- Hastalık ve zararlı riski olduğunda budama artıkları bahçeden uzaklaştırılmalı ve yok edilmelidir.
- Kimyasal savaş son çare olarak yapılmalı, doğru ilaç, doğru zamanda, gerekli dozda ve tekniğine uygun olarak uygulanmalıdır. Bunun için mutlaka ilgili tarımsal kuruluşlardan bilgi alınmalı ve tavsiyelere titizlikle uyulmalıdır.
Şu ana kadar tesbit edilen ahududu hastalıkları şunlardır: Ahududu cücelik virüsü, ahududu yaprak kıvırcıklığı virüsü, ahududu mozaik virüsleri, kök kanseri veya kök uru, kök çürüklüğü, meyve çürüklüğü. Ahududu zararlıları ise; akarlar, afitler, tripsler, nematotlar olarak sıralanabilir.
AHUDUDU MEYVELERİNİN DERİMİ, PAKETLENMESİ, MUHAFAZASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ
Ahududu bitkileri, ılıman iklim bölgelerinde, çeşitlere göre de farklılıklar göstermekle beraber mart ortası nisan başında ilk çiçekleri açar. Meyve sürgünleri üzerindeki dalcıklarında, ilk çiçeklerden meyveler oluşup olgunlaşmaya doğru giderken bir taraftan çiçeklenme de devam eder. Böylece bu uzun çiçeklenme dönemi, ilk meyvelerin olgunlaştığı haziran ayı başına veya ortalarına kadar devam eder. Buna paralel olarak ahududu meyvelerinin de 1-1,5 ay gibi uzun bir olgunluk dönemi vardır. Meyveler bu dönem içinde 2-3 günde bir toplanmalıdır. Ahududu meyveleri, normal kırmızı rengi aldığı ve bütün olarak çiçek tablasından kolayca ayrılabildiği dönemde toplanırlar.
Ahududu meyvelerinin derimine sabahın erken saatlerinde başlanır ve öğleden önce bitirilir. Özellikle taze olarak pazarlanacak meyveler 100, 250, veya 500g'lık kutulara toplanır ve kaplar kasalara dizilerek doğrudan pazara gönderilir. Kapların üzeri ince, şeffaf plastik veya film malzemeleriyle kapatılabilir. Meyve toplanmış kaplar bahçede veya toplama-nakletme merkezinde kısa süre de bekletilse, gölge yerlerde bulundurulmalı, ayrıca mümkünse ön soğutma yapılmalıdır. Gıda endüstrisi kuruluşlarına işlenmeye gönderilecek meyveler 0.5-1,0 kg'lık kutulardan 3-5 kg'lık küçük kasalara kadar daha büyük kaplara gene doğrudan toplanır. Bu kapların seçiminde alıcı fabrikanın talepleri gözetilir.
Ahududu meyvelerinin uzun süre taze olarak muhafazaları genel olarak düşünülmez. Ancak olağanüstü durumlarda -0.5 veya 0 derecede %85-90 oransal nem koşullarında 5-7 gün süreyle depolanabilirler. Muhafazayı kısıtlayan en önemli faktör meyvelerin çürümeleridir.
Ahududu meyveleri, pasta endüstrisinin aranan meyvelerindendir. Taze veya daha önce şoklanmış meyveler, günümüzde giderek gelişen pasta yapımında yaygın olarak kullanılırlar. Ayrıca ahududu meyveleri kurutularak da çeşitli değerlendirmelere hazır halde (örneğin meyve çayı) uzun süre saklanabilirler.
Ahududu meyveleri, meyve suyu, konsantre ve likör gibi içkilerin yapımında kullanılırlar. Reçel, marmelat, jöle, ve şekerleme endüstrisinde, özellikle kendine özgü güzel kokusu büyük önem taşır. Bu nedenle meyve tozu ve meyve esansı imalatında da değerli bir hammaddedir.
Ahududu meyveleri son yıllarda hızla gelişen ve tüketimleri artan dondurma ve meyveli yoğurt üretiminde de yaygın olarak kullanılmaktadır.
AHUDUDU YETİŞTİRİCİLİĞİNİN EKONOMİK ÖNEMİ
Ahududu yetiştiriciliği büyük işletmelerde yoğun sermaye ve emek gerektiren, ancak sonuçta işletme sahibine önemli gelir sağlayan bir meyvecilik koludur. Küçük aile işletmelerinde ise, fazla yatırıma gerek kalmadan, kadın ve çocuk işgücü değerlendirilerek küçük alanlardan büyük ölçüde kazanç sağlanabilmektedir.
Ahududu fidanı kolayca ve düşük maliyette üretilebilir. Diğer meyvelerde görülen anaç ve teknik bilgi isteyen aşı sorunları yoktur. Gene teknik bir bilgi ve beceri isteyen budama işlemleri de, ahududu bitkilerinde kolay öğrenilebilir ve uygulanabilir özelliktedir. Ahududu bitkilerinde köklerin çok yıllık olmasına karşılık gövdelerin 2 yıllık olması ve her yıl yenilenmesi, diğer meyve türlerinde görülmeyen özel bir karakterdir ve ahududu yetiştiricilerine avantajlar sağlar. Dikimden sonra kısa sürede meyve vermeye başlamaları, gene ahududu bitkilerinin üstün bir özelliğidir.
Ahududu bitkileri diğer meyve ağaçları gibi yüksek boylu veya çilek ve sebzeler gibi yerde olmadığından bakım ve meyve toplama işleri daha kolaydır. Meyvelerin toplanması için fazla işgücü gerekmesine karşılık derim dönemi 4-6 haftalık bir süreye yayıldığından, işgücü ihtiyacının birkaç günde yoğunlaşması durumu bulunmamaktadır. Daha az sayıda işçi, bu süre içinde meyveleri toplayabilmektedir.
Meyveler olgunlaştığında kısa sürede tüketilmelidir. Ancak çok çeşitli değerlendirme şekilleri dolayısıyla meyve işleyen endüstri kuruluşları, ahududu meyveleri için hazır alıcılardır. Derim döneminin başlamasından önce bu kuruluşlarla yapılacak anlaşmalarla ürünün geleceği garanti edilir.
Ahududu meyvelerine yurtiçi ve yurtdışında yüksek fiyatlarla yoğun talep görülmektedir. Vitamin ve mineral maddeler yönünden üstün beslenme değerleri, çekici görünüm, renk, tat ve kokuları tüketici taleplerini arttırmaktadır. Taze ve özellikle çeşitli yollarla işlenmiş ürünleri yurtdışında çok iyi bilinmekte, Türkiye'de de giderek daha fazla tanınmaktadır.
Kullanıcı avatarı
Bennur
Hobibahçemiz
 
Mesajlar: 3063
Kayıt: Cum Şub 05, 2010 23:29
Konum: İstanbul


Dön Üzümsü Meyveler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron