Nar Hastalık ve Zararlıları

Nar Hastalık ve Zararlıları

Mesajgönderen Bennur » Sal Oca 11, 2011 17:39

Nar ülkemizde yıllardır yetiştirilen geleneksel bir meyvedir. Son yıllarda nar meyvesi Avrupa ülkelerinin de aradığı bir meyve türü olmuştur. Ülkemizin hemen hemen her bölgesinde nar yetiştiriciliği yapılmaktadır. Özellikle son yıllarda kapama nar bahçesi Akdeniz ve Ege Bölgesi'nde artmaktadır. Son yıllarda önem kazanan bir ihraç meyvesi olmakla birlikte ilaç, boya, mürekkep, yağ, hayvan yemi, tanen, sirke gibi ürünlerin eldesinde hammadde olarak kullanılması, bu meyvenin ileriki yıllarda önemli bir endüstri bitkisi olacağı izlenimini de vermektedir.
ÖNEMLİ NAR HASTALIKLARI
Kahverengi Leke Hastalığı (Alternaria alternata)
Hastalık ilkbaharda genç yapraklar,çiçek ve küçük meyvelerde görülür.yapraklarda küçük koyu renkli düzensiz lekeler oluşur.
Gövde Zamklanma Hastalığı (Phytophthorasp)
Hastalık etmeni toprak kaynaklı bir fungustur. Ağır su tutan drenaj problemi olan yerlerde hastalık daha zararlıdır. Özellikle toprağa yakın olan kök boğazında önce kabukta kuruluk görülür.Daha sonra kabuk dokusu çatlar. İletim demetleri fungusun enfeksiyonu nedeni ile tıkanır, kahverengileşir.Ağaçta sararma ve gelişme geriliği başlar.Şiddetli enfekte olan bitkiler kurur.
Mücadelesi
Salma ve çanak usulü sulama yapılmamalıdır. Karık usulü ve damlama sulama tercih edilmelidir. Derin dikimden kaçınılmalı, taban suyu yüksek yerlerde bahçe kurulmamalıdır.
Toprağa bol organik madde verilmelidir. Ağaçların fazla sürgün faaliyeti gösterdiği ilkbahar, yaz ve sonbahar sürgün dönemlerinde 200 g/100 g lt su dozunda Fosetyl-Al etkili maddeli ilaçlardan birisi ile ilaçlama yapılmalıdır. Ayrıca kök boğazına ağaç başına yarım teneke olacak şekilde500g/100 g lt su dozunda metalaxyl uygulamasının etkili olduğu bildirilmektedir.
Meyve Çatlamaları
Narda meyve çatlaması genellikle olgunluk döneminde ortaya çıkmakta ve olgunluk
ilerledikçe çatlamış meyve miktarı da artmaktadır. Bu sorundan dolayı yüksek miktarda verim kaybı olabilmekte, hatta % 50 ürün kaybı oluşabilmektedir. Meyve çatlamasının kontrolü için çatlamaya dayanıklı çeşit kullanılması, düzenli ve yeterli sulama yapılması, derimin zamanında ve birkaç defada yapılması, meyvelerin güneş ışığından korunması, aşırı azot Gübrelemesinden kaçılması ve sert budamanın yapılmaması önerilmektedir.
Güneş Yanıklığı
Olgunluk zamanı özellikle koyu renkli nar meyvelerinde gün boyu aşırı ışıklanma nedeniyle meyvenin güneşe bakan kabuk yüzeyi yanmaktadır.
Mücadelesi: Meyvelerin güneşe bakan yüzeyleri kağıt ile kapatılır, veya torbaya alınır.
Dolu Zararı
Vejetasyon dönemi içinde oluşan dolu yağışı ağacın tüm organlarında zarar
oluşturmaktadır. Genellikle doludan en çok etkilenen kısımlar meyvelerdir.
Hastalık ilerledikçe bu lekeler, yaprakların yarıya yakın bir kısmını enfekte eder. Genellikle meyve tacından başlayan koyu kahverenkli büyük lekeler şeklinde simptom oluşturur.Kabuk kuru mat bir görünüm alır. Hastalık çiçek ve küçük meyveleri de enfekte eder.Gelişme geriler.İleri dönemlerde,Kabuk çatlamaları ortaya çıkar.
Mücadelesi: Çiçek tomurcukları belirginleşmeye başladığında,
Taç yapraklar dökülünce
Meyveler yarı büyüklüğe ulaşınca, yapılacak fungusit uygulamaları başarılı sonuçlar vermektedir. Difenoconazole 150+ Tebuconazole 150+ mancozeb ve bakır hidroksit etkili maddeli fungusitlerin dönüşümlü kullanılması uygundur. Ayrıca ağaç üzerinde kalan yada yere dökülen enfekteli meyvelerin toplanması sık dikim yapılmaması,bahçede iyi bir havalanmanın sağlanması için gövde sayısının fazla olmaması ve budama yapılmasıda hastalıkla mücadelede önemlidir.
Meyve çürüklüğü(Coniella granati)
Hastalık meyveleri enfekte eder.Kabuk üzerinde düzensiz, sert bir çok siyah nokta şeklinde leke bulunur. Bu lekelerin etrafı kalın koyu renkli bir hale ile çevrilidir. Siyah nokta şeklindeki lekeler bu halenin içinde yer alır. Ve düzensiz şekilde dağılmıştır.
Hastalığın şiddeti ve nar çeşidine göre aynı meyve üzerinde çok sayıda leke gelişir. İlklim şartları ve çeşit duyarlı olduğunda tüm kabuk yüzeyi bu lekelerle kaplanabilir.
Mücadelesi
Tam çiçeklenme döneminde, meyveler fındık iriliğine gelince, meyveler 1/3 iriliğine ulaşınca-Meyveler yarı büyüklüğüne gelince fungusit uygulamaları önerilmektedir.
Difenoconazole 150+ Tebuconazole 150+ mancozeb ve bakır hidroksit etkili maddeli fungusitlerin dönüşümlü kullanılması uygundur. Kültürel tedbirlere uyulması da hastalıkla mücadelede önemlidir.
Aspergillus Meyve Çürüklüğü(Aspergillus niger)
Hastalık meyve olgunlaşma dönemine yakın daha çok görülür.Depolanan narlarda da önemli bir sorundur. Kalikse yakın meyve üzerinde önce renk açılması görülür.Enfekte olan bölgede kabuk yumuşar.Sulu bir görüntü alır.Enfekteli bu kısma çürükçül böceklerin gelmesi ile hastalık hızla ilerler. Meyve kesildiğinde tüm meyve içinin siyah renkli fungus ile kaplandığı görülür.
Meyve Çürüklükleri (Penicillum ve trichoderma)
Genellikle meyve tacı herhangi bir böcek zararından sonra görülen çürümelerdir. Depolanan narlarda asıl meyve çürümelerine yol açarak zarar oluşturur.
Meyve dıştan sağlam görünse de içi açıldığında tamamen çürümüş olduğu görülür.
Kaynak:Dr. Hülya PALA
Kullanıcı avatarı
Bennur
Hobibahçemiz
 
Mesajlar: 3063
Kayıt: Cum Şub 05, 2010 23:29
Konum: İstanbul

Nar Yaprakbiti [Aphis punicae Passerini (Homoptera: Aphidida

Mesajgönderen Bennur » Çrş May 11, 2011 21:01

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATI
Resim
TANIMI VE YAŞAYIŞI
Kanatsız dişiler 1-2 mm boyunda, vücut yeşil veya sarımsı yeşil renktedir. Kornikulus kaide kısmında mat, uç kısmında koyudur. Kauda kısa olup, kaidede boğum yapmıştır.
Kanatlı formlarda ise baş ve toraks siyah, abdomen yeşil veya sarımsı yeşil renktedir. Kornikuluslar siyah, kauda ise yeşildir. Vücut uzunluğu 1,5-2 mm’dir. Nar yaprakbiti, narın sürgün uçlarında, yaprak altlarında, çiçek ve meyveleri üzerine yerleşerek koloniler oluşturur.
İlk olarak, mart ayı içerisinde (narın çiçeklenme başlangıcında) görülmekte ve nisan-haziran aylarında uygun iklim koşulları ile bitkideki sürgün gelişimine paralel olarak popülasyonu yükselmekte, mayıs ayı ikinci yarısında da yoğunluğu en yüksek seviyeye ulaşmaktadır.
Ancak, haziran ayı ikinci yarısından itibaren artan doğal düşman popülasyonu ile yüksek
sıcaklıklar, zararlının popülasyonunu önemli ölçüde düşürmektedir. Ayrıca, temmuz ayından itibaren kanatlı formlar nar bitkisini terk ederek sekonder konukçularına göç eder ve burada partenogenetik olarak ürerler. Fakat çok azda olsa ağustos ayı sonlarına kadar nar bitkisinde görülebilirler. Sonbaharda (ekim ayından itibaren) nar bitkisine tekrar göç ederek, kanatsız dişi-erkek bireyleri oluşturur ve çiftleşirler. Çiftleşme sonrası dişi bireyler, yıllık sürgünlerde toplanarak kışı geçirmek üzere yumurtalarını tomurcuk diplerine, dallara ve gövdeye bırakır ve bu yumurtalar bir sonraki yılın ilkbaharında tomurcukların patlama zamanında açılır.
Yumurtalardan çıkan fundatrixler ise, taze yapraklarda beslenir. Nar yaprakbiti, kışı yumurta döneminde geçirir ve yılda iklime bağlı olarak çok sayıda döl verir. Zararlının en uygun gelişme sıcaklığı, laboratuarda 22,5–25 ºC iken, doğada 21,4 ºC olarak bulunmuştur.
Resim
ZARAR ŞEKLİ, EKONOMİK ÖNEMİ VE YAYILIŞI
Nar yaprakbiti narın yaprakları altında, sürgün uçlarında, çiçek ve meyveleri üzerinde
koloniler halinde bulunur. Zararlı narın yaprak, sürgün, çiçek ve meyvelerinde bitki öz suyunu emerek beslenir. Yaprakların alt yüzünden bitki özsuyunu emerek bitkinin zayıf düşmesine, çiçek ve meyve dökümüne, yaprak ve meyvelerin deforme olmasına neden olur. Ayrıca, emgi sırasında salgıladığı tatlımsı madde ile yoğun fumajine neden olmakta ve bunun sonucunda da fotosentezi engelleyerek bitki gelişimini zayıflatmakta, çiçek ve meyve dökümü ile ürünün kalitesine bağlı olarak, pazar değerini düşürmektedir. Zararlı daha çok sık dikim yapılmış, düzenli budaması yapılmayan, rutubet oranı yüksek ve geniş spektrumlu insektisitlerin yoğun olarak kullanıldığı bahçelerde sorun olmaktadır. Nar yaprakbiti, ekonomik açıdan önemli bir zararlı olmamakla birlikte, ülkemizde narın yetiştiği tüm bölgelerde rastlanmıştır.
KONUKÇULARI
Nar yaprakbiti ülkemizde monofag bir tür olarak bilinmekte olup, tek konukçusu nardır. Yurtdışında; bamya (Hibiscus esculentus), mavi yasemin (Plumbago capensis), kına
(Lawsonia inermis) ve mine çiçeği (Duranta plumieri)’nin de konukçu olduğu bildirilmiştir.
DOĞAL DÜŞMANLARI VE ETKİNLİKLERİ
Nar yaprakbiti’ni doğada baskı altında tutabilecek birçok doğal düşman türü bulunmaktadır. Ancak bu türlerden, ülkemizde yapılan çalışmalar sonucunda saptananlar
aşağıda verilmiştir.
Image1.jpg

MÜCADELESİ
Kültürel Önlemler
Nar yaprakbiti, kışı yıllık sürgünlerin tomurcuk diplerinde yumurta döneminde
geçirdiğinden; geç sonbahar, kış ve erken ilkbaharda ağaçlar kontrol edilmeli, yüksek oranda yumurta görüldüğünde bulaşık sürgünler budanarak zararlının popülasyonu düşürülür. Ayrıca, yeni tesis edilecek bahçelerde sık dikimden kaçınılmalı, hassas çeşitler yetiştirilmemeli, aşırı sulama ve azotlu gübre uygulamasından kaçınılmalı, yabancı ot temizliğine özen gösterilmeli ve her yıl düzenli budama yapılarak bahçe içerisindeki hava sirkülasyonu sağlanmalıdır.
Biyolojik Mücadele
Nar yaprakbiti’nin doğal düşmanlarından yukarıda verilen ve özellikle Coccinellidae,
Syrphidae, Anthocoridae, Chrysopidae ve Aphidiidae familyalarına ait böceklerden biyolojik mücadelede yararlanılmalıdır. Günümüzde bu doğal düşmanların üretilerek salınmasından çok, bulaştırma yapmak ve en önemlisi de zararlılara karşı kullanılan ilaçları ve ilaçlama zamanlarını doğru tespit ederek, mevcut doğal düşmanları koruma,
destekleme ve etkinliklerinin artırılması şeklinde biyolojik mücadele uygulanabilir. Bu amaçla, vejetasyon süresince doğal düşman faaliyetinin yoğun olduğu dönemlerde, zararlılara karşı gereksiz ve kaplama ilaçlamalardan kaçınılmalıdır.
Kimyasal Mücadele
İlaçlama Zamanı
Nar yaprakbitine karşı genel olarak, ilkbaharda tek ilaçlama yeterlidir. Bu amaçla, bir
önceki yıldan bulaşık olduğu bilinen bahçelerde tomurcuklar patladıktan sonra (çiçek öncesi) yeterli yaprakbiti yoğunluğu varsa ilaçlama önerilir. Nar yaprakbiti yoğunluğu haziran sonu ve temmuz başından itibaren hava sıcaklığının artmasıyla birlikte oldukça düşmektedir. İlaçlamalarda, ağaç başına 10 adet bulaşık sürgün eşik olarak kabul edilir.
Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Nar yaprakbiti’ne karşı ruhsatlı herhangi bir ilaç bulunmamaktadır.
Kullanılacak Alet ve Makineler
Motorlu yüksek basınçlı pülverizatör kullanılır. Küçük ağaç veya bodur çeşitlerde, düşük basınçlı sırt pülverizatörleri de kullanılabilir.
İlaçlama Tekniği
Nar ağaçlarının tüm organlarının (özellikle yaprak, sürgün ve çiçek) ilaçlı su ile iyice
ıslatılmasına özen gösterilmelidir.
UYGULAMANIN DEĞERLENDİRİLMESİ
İlaçlamadan 7 ve 14 gün sonra yapılan kontrollerde, sayım sonuçları mücadele eşiği
(10 bulaşık sürgün/ağaç) değerinden daha az bulunmuşsa uygulama başarılı kabul edilir.
Bu mesaja eklenen dosyaları görüntülemek için gerekli yetkilere sahip değilsiniz.
Kullanıcı avatarı
Bennur
Hobibahçemiz
 
Mesajlar: 3063
Kayıt: Cum Şub 05, 2010 23:29
Konum: İstanbul


Dön Meyve Hastalık ve Zararlıları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir